top of page

Journal 1.0 - Girizgah ve Bir Görsel Kimlik Denemesi

  • Mar 11
  • 3 min read

Note: A short English summary below.


Ucundan kıyısından dahil olduklarımı da sayarsam, yer aldığım irili ufaklı 100'e yakın işe (boşa geçmiş bir ömür) dönüp baktığımda bazılarını hiç hatırlamadığımı fark ettim. Bu blog serisi, ürettiklerimin yalnızca sonuçtan ibaret olmadığını kendime de hatırlatmak için, bir tür kayıt altına alma aracı olacak. Devam ettirebilirsem tabii.

Yani biraz boş kalınca denedim, iyi geldi. Her post uzun olmayabilir, bazen küçük notlar, denemeler ve revizyonlardan ibaret de olabilir. Görselleri Instagram’dan da paylaşacağım, burası biraz daha yazı ve eskiz ağırlıklı olabilir, en azından şimdilik. Böylece kendim için de bir arşiv oluşturmayı hedefliyorum. Durumu olmadığı için okuyamayan varsa hızlı hızlı resimlere de bakabilir.


Bir görsel kimlik denemesi

Seriye “self-branding” ile başlamak daha uygun olur. Süreç dinamik ve sürekli yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Biraz öğrenme, deneme-yanılma ve antrenman tarafı da var. Bu sebeple bu paylaşım formatı tam oturdu gibi oldu.

Self-branding derken neden kendi adımla değil de anonim bir markayla devam ettim? Yaptığım işlerin çok yönlülük ve çeşitlilik hissini “ad-soyad + mimarlık/tasarım/stüdyo/atölye” gibi bir isimle veremeyeceğimi düşündüm. Farklı türden işleri aynı çatı altında toplayan ama tek bir şeye sabitlenmeyen bir çerçeve kurmak istedim. Sürekli ortaklıklar kuracak bir yapı hayal ettiğim için de önce marka ismi bulmaya çalıştım.


Fig.01 "Bu bir patlıcan değildir." Göndermeli bir illüstrasyon. Gereksiz taramalardan en fazla bu kadar kaçınabildim.
Fig.01 "Bu bir patlıcan değildir." Göndermeli bir illüstrasyon. Gereksiz taramalardan en fazla bu kadar kaçınabildim.

Türlü ismini çok mu düşündüm? Evet. “Ne bu şimdi, yemek tarifleri mi paylaşacağım?” Aslında evet, onu da bir ara paylaşırım. Peki neden türlü türlü işler yapıyorum? Çok yönlü olmak hoşuma gitmiyor değil ama çıkış noktası aslında: Hayat. Maalesef mimarlık piyasası şartları insanı bir multitasking makinesine çeviriyor. Bunun avantajları da var, dezavantajları da. Ama en azından farklı alanlardan beslenebilmek, farklı ihtiyaçlara cevap verebilmek ve iş özelleşse bile içeriği zenginleştirmek konusunda işe yarıyor.


Fig.02 Türlü'den önceki bazı denemeler. Duyduğum bir hikayeden etkilenip şantiyede iletişim problemi yaşarım diye yabancı dildeki isimlerden vazgeçtim. (SarıKola Mimarlık?)
Fig.02 Türlü'den önceki bazı denemeler. Duyduğum bir hikayeden etkilenip şantiyede iletişim problemi yaşarım diye yabancı dildeki isimlerden vazgeçtim. (SarıKola Mimarlık?)

Bu işe başlarken elimde “şöyle olsun” diye net bir liste yoktu, daha çok ihtiyaçlardan yola çıktım. Zamanla asıl meselenin, farklı disiplinlerde ürettiğim işleri tek bir çatı altında dağınık görünmeden toparlamak olduğunu daha iyi görmeye başladım. Brief de bu yüzden hala hareket halinde. İlk başta “nasıl görünsün” tarafı daha baskındı, giderek “nasıl çalışsın” sorusuna doğru kayıyor. Tek tek renk seçmekten çok, renklerin hangi durumda nasıl değişeceğini öğreniyorum, tarif etmeye çalışıyorum. Brief oluşturma konusunda zorlanan işverenlerimi (0 kişi) şimdi daha iyi anlıyorum.



Fig.03 Moodboard'dan bir kesit.
Fig.03 Moodboard'dan bir kesit.

Ana konsept, öncelikle çeşitliliği tariflemek. Sonra da sabit bir kimlikten çok açık uçlu bir sistem kurmak. Kimliğin farklı ölçeklerde, sunum kapağında da plan setinde de, görselde de dijital arayüzde de aynı dili konuşmasını sağlamak. Bu yüzden yeni ihtiyaçlara göre şekil değiştirebilmesi gerekiyor. (görsel kimliğin amacını keşfettin kocaman bir alkış)


Fig.04 Anahtar kelimeler. Arada dönüp okuyup "vay be" diyorum.
Fig.04 Anahtar kelimeler. Arada dönüp okuyup "vay be" diyorum.

Journal'in ilerleyen bölümlerinde kimliği parça parça açıp her parçayı gerçek kullanım üzerinden test edeceğiz. Sistem nerede çalışıp nerede tökezliyor, onu da kontrol etmiş olacağız. Şimdiye kadar birçok kez tökezleyip revizyona uğradı bile ama biz buna şimdilik v1 diyelim.


Fig.05 Logo 2. bölümde.
Fig.05 Logo 2. bölümde.

En.

This journal is my way of not letting projects turn into “just final images". I’ve been part of ~100 jobs and realized I don’t even remember some of them, so I’m building an archive for myself, messy notes included.

I’m starting with an ongoing self-branding experiment for türlü: a flexible identity system meant to support varied work across different scales.

Nothing is final yet. I’ll keep testing the logo/mark, color logic, and type in real use, and revise as I go.


 
 

© 2026 by türlü:

bottom of page